Yaşam için; Probiyotikler

Yaşam için; Probiyotikler

Probiyotik nedir?

 

Probiyotikler, bağırsak florasında bulunan ve bağırsak mikroflorasını olumlu etkileyen, aynı zamanda kelime olarak ‘yaşam için’ anlamına gelen canlı mikroorganizmalardır. Bağırsak mikroflorasını olumlu etkileyen probiyotiklerin başlıcaları; laktik asit bakterileri, bifidobakteriler ve bazı streptokok türleridir.

 

Yapılan araştırmalarda gastrointestinal sistemde bulunan probiyotikler olmadan immün sistemin normal fonksiyonlarını gösteremeyeceği kanıtlanmıştır.

                                 

 

Atopik egzama, allerjik hastalıklar, ülseratif kolit, Helicobacter pylori, Crohn hastalığı ve inflamatuar bağırsak sendromu gibi hastalıkların önemli bir sebebinin bağırsağın geçirgenliğinin bozulması olduğu saptanmıştır. Dolayısıyla probiyotik alımı bu hastalıkları veya belirtilerini hafifletmede rol alırlar. Aynı zamanda ishal, kabızlık, şişkinlik, gaz problemleri ve diğer çoğu bağırsak sorunlarının önlenmesinde ve tedavi edilmesinde yardımcıdırlar.

 

Bağırsak hareketlerini düzenleyen probiyotikler sindirime yardımcı olurlar, obezite riskini azaltırlar ve serum kolesterol düzeyini düşürürler.

 

Bağırsaklarda patojenlerin tutunduğu reseptörlere tutunarak floraya katkıda bulunarak patojen bakterilerin dışkı ile atılmasını sağlarlar. Antikarsinojen olarak da rol alarak özellikle kolon kanserine karşı koruyucudurlar.

 

Özellikle yüksek antibiyotik ve ilaç kullanımında, aşırı işlenmiş gıda tüketiminde, düşük posalı beslenme tarzında, uzun süreli ishallerde, uzun süreli stres durumunda, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olanlarda, iklim değişikliğinde, diyetsel değişimlerde ve 55-60 yaş sonrasında bağırsak mikroflorası bozularak probiyotiklere olan ihtiyaç artar.

 

Probiyotik içeren gıdalara yoğurt, kefir, peynir, turşu, çiğ sucuk, ekmek, bira, şarap ve kımız örnek verilebilir.

                                      

 

PREBİYOTİKLER; sindirilemeyen karbonhidrat yapısındaki bileşiklerdir. Bağırsak florasında bulunan probiyotikleri besleyerek gelişim ve aktivitelerini arttırırlar. Genellikle inülin ve oligosakkarit yapılı olan prebiyotik tüketimi bifidojenik etki gösterir. Prebiyotikler probiyotikler tarafından parçalanarak bu sayede açığa çıkan bileşikler ile probiyotiklerin aktivitesini arttırırlar ve serum kolesterol ve şeker düzeyini düşürürler. Ayrıca Ca ve Mg gibi elementlerin emilimini de arttırırlar.

 

Prebiyotik içeren besinlere yulaf, buğday, arpa, çavdar, soğan, sarımsak, muz, yoğurt, lor peyniri, pırasa, yer elması, karahindiba, kuşkonmaz ve bezelye örnek verilebilir.

 

SİNBİYOTİKLER; probiyotik ve prebiyotik özelliklerin birlikte bulunduğu veya birlikte kullanıldığı besin veya destek amaçlı kullanılan ürünlerdir. Sinbiyotiklerde amaç; probiyotiklerle birlikte prebiyotik verilerek bu bakterilerin daha uzun süre canlı kalmasını sağlamaktır.

 

Anne sütü ve yoğurt en doğal sinbiyotik örnekleridir. Ayrıca endüstriyel olarak inülin eklenmiş probiyotikli besinler veya ilaçlar, probiyotik ve prebiyotik eklenmiş mamalar, bisküviler ve ekmekler de bulunmaktadır.

 

Stj Dyt Dilan Koyun

Dyt Doğa Peksever