Kış Diyeti

Kış Diyeti

SEN KIŞTAN DEĞİL; KIŞ SENDEN KORKSUN!

Havaların yavaş yavaş soğumaya başladığı şu günlerde herkes içini ısıtacak arayışlar içerisinde. Kimi kalın giysilerle kendini ısıtmaya çalışıyor; kimisi yazın tercih ettiği buzlu ve soğuk içecekler aksine sıcak çay, kahve veya bitki çayları tercih ederek ısınıyor. Evet artık kış geldi! Vücut direncinin azaldığı ve hastalıkların baş gösterdiği bu dönemde yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmeliyiz. Ayrıca bu dönemde beslenme alışkanlıklarının değişmesi ile vücudumuz kendini sıcak tutmak için karbonhidrat kaynağı besinlere yönelmektedir. Kış gecelerinin uzun olması nedeniyle televizyon karşısında bilinçsizce tüketilen atıştırmalıklar kilo alımına sebep olmaktadır. Bir de buna kapalı ortamda vakit geçirme, soğuktan korkarak hareketlerimizde kısıtlama eklenince kilo kontrolünü sağlamak iyice zorlaştı.

Bu kışı  enerjik ve sağlıklı geçirmek istemez misin? Bazı püf noktalar ile sağlıklı ve dengeli beslenerek kilo almadan,sağlığımıza sağlık katarak kışı rahatlıkla geçirmek mümkün!

 

Bol miktarda su tüketin!

Yazın ne kadar çok su tüketimini artıyorsak, kışın da bir o kadar azaltıyoruz. Susuzluk hissetmesek bile kış aylarında su tüketimini aksatmamalıyız. Her gün en az 2-2.5 litre su tüketilmelidir. Sıvı ihtiyacınızı içinizi ısıtacak bitki çaylarından (kuşburnu, ıhlamur, adaçayı, biberiye vb.) da karşılayabilirsiniz. Ancak 3 fincandan fazla tüketimi diüretik etki yaparak sıvı kaybına sebep olacağı için uygun miktarlarda tüketilmelidir.

D vitamininden mahrum kalmayın!

Kış aylarının gelmesi ile güneşten yararlanma süremiz oldukça azaldı. Günlük 15-20 dk güneşle tenin temas etmesi D vitamini eksikliğini önlemektedir. Yeterince güneş almadığınızı düşünüyorsanız kan tahlili yaptırarak D vitamininizin eksik olup olmadığını öğrenebilir, D vitamini desteğine başlayabilirsiniz.

Bol sebze ve meyve tüketin!

Vücut direncini artırmak ve yeterli mineral-vitamin desteği için farklı renklerde sebze ve meyve çeşitlerinden tüketmek gereklidir. Sebzeler düşük kalorisi, yüksek lifi, tok tutma kapasitesi ve su içeriği ile sağlığın için beslenmende yer alacak en doğru seçimlerden biri.

Sarı/turuncu renkteki sebzeler ve meyveler bol miktarda A vitamini kaynağıdır (Beta-karoten içerir). Havuç, bal kabağı turuncu renkteki sebzeleri; kayısı, şeftali gibi sarı/turuncu renkteki meyveleri her gün uygun miktarlarda tüketmeye özen göstermeliyiz.

Koyu kırmızı renkteki sebze ve meyveler (pancar,nar) güçlü antioksidan olan flavanoidleri bol miktarda içerir. Sağlıklı yaşlanmaya yardımcı, hafızayı ve dolaşım sistemini güçlendirici bu besinlere beslenmemizde yer vermeliyiz.

Roka, maydanoz, tere, ıspanak, brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler de A vitamininden zengindir. Öğünlerde bol koyu yeşillikli salatalar yaparak ve sebze yemeklerine öğünlerimizde yer vererek vitaminlerin sağlık üzerine olumlu etkisinden faydalanabiliriz.

Beyazların dünyası karnabahar, lahana, sarımsak, kereviz gibi sebzelerin antioksidan ve antibiyotik etkilerinden faydalanın.

Portakal, kivi, mandalina, greyfurt ve yeşil sebzeler ile C vitamini artırabilir, savunma sistemini güçlendirebilirsin.

Öğün atlamayın!

Mevsimsel değişiklik  ile zayıflayan metabolizmanızı bir de öğün atlayarak daha da zayıflatmayın.  Kahvaltısız güne başlamayın ve yaşam  tarzınıza uygun  olacak şekilde beslenmenize ara öğünleri dahil edin. E vitamininden zengin badem, ceviz gibi yağlı tohumlara ara öğünlerde yer vererek soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücudunuzu korur, sağlıklı kilo kontrolünü sağlamış olursunuz.

Vücut ağırlığınızı kontrol  altında tutun!

Metabolizmanızdaki yavaşlama  ve mevsimin getirdiği iştah değişikliği ile kilo almak kaderiniz olmasın. Basit karbonhidratlar içeren şerbetli tatlılar, hamur işleri, pilav, makarna sizin tercihleriniz arasında olmamalı. Pilav, makarna tüketeceksek tam tahıllı olanları, tatlı tüketmek istiyorsak meyve salatası veya sütlü tatlıyı tercih etmeliyiz.

Haftada en az 2 gün kurubaklagil tüketmeli; bağışıklık sisteminde  ve kilo kontrolünde oldukça etkili olan B 12 vitamininden zengin et, süt, yumurta ve balık beslenmemizde yer almalıdır. Dikkat edeceğimiz bu tür doğru tercihler sayesinde kışı daha hafif ve sağlıklı geçirmek bizim elimizde!

Hareket etmekten korkmayın!

Soğuk havalarda dışarı çıkmaya korkuyoruz ne sporu! dediğinizi duyar gibiyim :) Kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam için fiziksel aktivite şart. Haftada 3-4 kez 40-45 dakikalık tempolu yürüyüşler metabolizmanı hızlandırır, yağ yakımını artırır ve vücudun seratonin salgısı artırarak sana mutluluk verir, bedenen kendini daha iyi hissedersiniz.

Sağlıkla geçireceğiniz güzel bir kış sizinle olsun.

 

Diyet Kapımda Denizli Diyetisyeni

Gülce Deveciler