Ramazanda Kilo Kontrolü

Ramazanda Kilo Kontrolü

Ramazanın gelmesiyle oruç tutmaya başlayan bireylerde beslenme düzeni tamamen değişiyor. Uzun süren açlık ve susuzluk sebebiyle beden metabolizması yavaşlıyor. Bu da kilo kontrolü sağlayamamaya sebep oluyor. Kronik bir hastalığı olan bireyler doktoruna danışmadan kesinlikle oruç tutmamalı sağlıklarını tehlikeye atmamalıdırlar. Oruç tutmanızda sağlığınız açısından sakınca yok ise yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite ve sağlık durumunuza göre hazırlanan ramazana özel yeterli ve dengeli beslenme programı ile daha az açlık çekilen ve kilo kontrolünüzün sağlandığı bir ramazan ayı geçirebilirsiniz.

Ramazan ayında yapılan en büyük yanlışlar:

İftarda tüm gün boş kalan mideyi birden doldurmak,

Sahura kalkmamak,

Ağır besinleri tercih etmek,

Meyve ve sebze tüketimini sınırlandırmak,

Su yerine çay veya kahve ile sıvı ihtiyacını karşılamak,

Egzersiz yapmamak.

 

 

 

 

 

 

Ramazanda Beslenme:

 

Oruç hafif besinlerle bozulmalıdır. Oruç bozarken ılık su ile 2-3 adet hurma veya çorba gibi hafif besinler tercih edilmeli, daha sonrasında 15 dakikalık bir mola verilmelidir. İftarda ise mideyi yormayacak ve rahatlatacak besinler; sebze yemekleri, yoğurt veya ayran, ızgara tavuk, et veya balık ile salatalar tercih edilmelidir. Yemekler yavaş yavaş iyi çiğneyerek tüketilmeli, kızartma, kavurma gibi ağır besinler kesinlikle tercih edilmemeli.  İftar ve sahur arasında mutlaka en az 2 ara öğün yapılmalıdır.

Uzun süren açlık üzerine bedenin bir yanıtı olarak ramazan ayında tatlı yeme isteği daha da artabilir. Fakat yemeğin hemen üzerine tatlı tüketilmemeli. İftardan en az 2 saat sonra tatlı isteğinizi çeşitli meyveler ya da hafif sütlü tatlılarla giderebilirsiniz. Şerbetli veya kızartılarak yapılan ağır tatlılar kesinlikle tercih edilmemelidir.

 

Sahura kalkmamak ramazan ayında yapılan en büyük yanlışlardan biridir. Uzun süren açlık süresi bu sayede daha da artmaktadır. Bu da halsizliğe, baygınlığa ve iftarda daha fazla besin tüketimine sebep olmaktadır. Bu yüzden sahurda kesinlikle sağlıklı, dengeli ve besleyici bir öğün tüketilmelidir. Sahur kahvaltı öğünü gibi düşünülmeli ve yine iftarda olduğu gibi ağır olmayan besinler tüketilmelidir. Tüm gün susuzluk çekmenize sebep olacak bol baharatlı veya tuzlu besinler kesinlikle tüketilmemelidir. Sahurda tam tahıllı ekmek çeşitleri, yumurta, mevsim sebzeleri ile süt ve süt ürünleri tüketilmesi günlük almanız gereken besin öğelerinin bir kısmını karşılayacak ve bunun yanında da uzun süre tok ve daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. 

 

Ramazan ayının artık yaz aylarına denk gelmesiyle sıvı ihtiyacı daha da artmaktadır. Bunun yanında bizim toplumumuzda günlük alınması gereken sıvı miktarı genellikle çay ve kahveden karşılanmaya çalışılmaktadır. Fakat çay ve kahve diüretiktir; yani vücuttan sıvı atılmasını sağlayan besinlerdir. Böylece çay ve kahve sıvı gereksiniminizi karşılamamaktadır. Bu yüzden sıvı ihtiyacı çay veya kahve ile değil esas olarak su ile giderilmelidir. İftar ve sahur arasında mutlaka en az 2 litre su tüketilmeli ve su tüketimi kesinlikle unutulmamalıdır.

 

Bireyler ramazanda çok fazla yorulmamak veya çok halsiz hissettikleri için tüm gün boyunca hareketsiz olmayı tercih ederler. Uzun süren açlıkla yavaşlayan metabolizma hareketsiz geçen bir gün sebebiyle daha da yavaşlar. Vücut metabolizmasını canlandırmak, daha iyi hissedebilmek için ramazan ayında mutlaka bedeni aşırı yormayacak egzersizler yapmak tercih edilmelidir.

 

Ramazan ayı boyunca öğün atlamayarak, doğru besin tercihleri ile yeterli ve dengeli beslenerek, iftardan sonra egzersiz yaparak kilo kontrolünüzü sağlayabilir ve daha iyi bir ramazan ayı geçirebilirsiniz.

 

Diyetisyen Doğa Peksever