• 7 ay önce
  • 3049 Okunma
  • 0 Yorum

Okul Döneminde Çocuklarda Beslenme

 

Her yaz olduğu gibi yaklaşık üç ay süren yaz tatilinin bu yıl da sonuna geldik. Yaz boyu günlük rutinlerimizin değişmesiyle beraber elbette beslenme düzenlerimiz de bu doğrultuda oldukça değişti.Ders zillerinin yeniden çalmaya başlaması ile tüm veliler ve sevgili öğrenciler yepyeni bir döneme merhaba diyecek ve yeniden bir düzen içerisine girmeye başlayacağız. Bu süreçte öğrencilerin bedensel ve zihinsel gelişimlerini tamamlamaları ve başarılı bir eğitim dönemi geçirmeleri için sağlıklı ve dengeli bir düzeni yeniden oturtmak oldukça önemli. Bu düzeni oluştururken de anne-babalara büyük görevler düşüyor.

  • Peki ebeveynler olarak neler yapmalıyız?
  • Hangi konulara dikkat etmeliyiz?

Gelin hep birlikte bakalım.

 

ÇOCUK GELİŞİMİNDE BESLENMENİN OLMAZSA OLMAZLARI:

 

 

 

  1. Kahvaltı öğünü atlanmamalı:

Kahvaltı şüphesiz günün en önemli öğünü. Öğrenciler bütün gece süren açlık döneminden sonra vücudun ihtiyacı olan enerjiyi sağlamak için mutlaka güne kahvaltı ile başlamalı. Kahvaltı yapılmadığı takdirde, dikkat dağınıklığı, yorgunluk, baş ağrısı ve zihinsel performansta azalma kaçınılmaz sonlardan biri olarak görülür. İşte bu yüzdendir ki besin içeriği açısından kaliteli, sağlıklı alternatifler ile zenginleştirilmiş, yumurta, peynir, sebze-meyve ve complex karbonhidrat gibi çocukların büyüme ve gelişme sürecine pozitif katkıda bulunacak gıdalar ile yapılan bir kahvaltı öğünün yeri hiçbir şey ile doldurulamaz.

  1. Günlük tüketilen su miktarına dikkat edilmeli:

Yaşam kaynaklarımızdan biri olan su, vücudumuzun yüzde 60’ını oluşturur. Bazılarımız susamadığımız sürece su içmeyiz; ama su içmek hayati önem taşımaktadır.  Gerektiği kadar içilmediğinde fiziksel ve zihinsel performansta ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Yetersiz su tüketen çocukların konsantrasyonları düşebilir ve öğrenme yetenekleri azalabilir. Bu da başarıyı olumsuz yönde etkiler.  Su, her çocuğun ihtiyacı ancak bu ihtiyaç; yaşa, cinsiyete, kiloya, boya ve aktivite düzeyine göre değişebilir. Yine de her çocuğun mutlaka alması gereken asgari bir su miktarı vardır. Vücudun sıvı dengesini ayarlayan bu asgari su miktarları ortalama aşağıdaki gibidir.

  1. 1-3 yaş: 1.3 litre,
  2. 4-8 yaş : 1.4 litre,
  3. 9-13 yaş: Kızlarda 2.1 litre, erkelerde 2.4 litre,
  4. 14-18 yaş: Kızlarda 2.3 litre, erkeklerde ise 3.3 litre

 

  1. Protein alımına dikkat edilmeli:

Proteinler, beslenmemizin önemli bir parçası olup sağlıklı ve dengeli beslenmenin en önemli üç büyük besin öğesinden birisidir. Canlı organizmaların temeli hücrelerden meydana gelmekte olup, hücrelerin temelini de proteinler oluşturmaktadır. Kaslarda, ciltte, iskelet sisteminde ve vücudun diğer birçok bölgesinde önemli ölçüde protein bulunmaktadır. Protein, vücudun ağırlık olarak yaklaşık %20’lik kısmını oluşturmaktadır. Bu anlamda vücudumuzda sudan sonra en çok bulunan bileşen proteindir. Proteinler; vücut organlarının esas öğesidir. Proteinlerin görevleri arasında ilk sırada vücudun büyüyüp gelişmesine katkı sağlamak gelmektedir. Bu nedenle proteinsiz bir vücudun büyüyüp şekillenmesi imkansızdır. Bilimsel verilere göre, çocukların fiziki ve zihinsel gelişimlerini tamamlayabilmeleri için günlük minimum et tüketim miktarları aşağıdaki gibidir:

  1. 4-6 yaş arasındaki çocuklar için 20-25 gram
  2. 7-9 yaş arasındaki çocuklar için 26-38 gram 
  3. 10-13 yaşındaki çocuklar için 39-60 gram

 

 

  1. Günlük beslenmelerinde mutlaka mevsimsel taze sebzelere yer verilmeli:

Bitkisel besin maddeleri arasında yer alan sebzeler, sağlıklı beslenmenin ve sağlıklı yaşamın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Çocuk beslenmesinde büyüme ve gelişme için et, süt, yumurta gibi temel besin öğelerinin yanında sebze tüketimi de önem taşımaktadır. Sebzeler enerji içeriğinin düşük, vitamin, mineral madde ve gıda lifi içeriğinin yüksek olması nedeniyle, günümüz beslenmesi ve insan sağlığı açısından önemli bir gıda grubudur. Sebzeler antioksidan maddeler bakımından zengin kaynaklar olup, yapılan çalışmalar, sebzelerin kalp sağlığının korunmasında, diyabetin önüne geçilmesinde kanser ve yaşlanmaya bağlı oluşan çeşitli hastalıkların önlenmesinde etkili olduğunu göstermektedir.

  1. Günlük beslenmelerinde mutlaka mevsimsel taze meyvelere yer verilmeli:

Meyveler beslenme düzenimizde oldukça önemli bir yere sahiptir. Ve insan sağlığına faydaları göz ardı edilemeyecek kadar çoktur. Çocukların sağlıklı beslenmesi, fiziksel ve ruhsal gelişimleri açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda yeterli ve düzenli bir beslenme programı hazırlanması okul çağındaki çocukların sağlıklı büyümesi için vazgeçilmezdir. Her meyvenin içerdiği vitamin ve mineraller farklıdır. Mevsimine göre her çeşit meyveyi tükettirmeye özen göstermeliyiz. Meyveler gerek tek başına porsiyon olarak gerekse süt ve yoğurda katılarak sağlıklı atıştırmalık şeklinde kullanılabilir. Lif, vitaminler ve mineraller içeriklerinin görece yüksek olması birim başına daha değerli kalori sağlar. Sağlıklı bir beslenme düzeninde yaş durumuna göre bir çocuğun günlük ortalama tüketmesi gereken taze meyve miktarı aşağıdaki gibidir:

  1. 1-4 yaş arası günde 2 kez
  2. 5-9 yaş arası günde 3 kez
  3. 10-18 yaş arası günde 4 kez

 

  1. Süt ve süt ürünleri ihmal edilmemeli:

 

 

Süt ve süt ürünleri çocukların geliştiği, büyüdüğü dönemdekalsiyum, fosfor ve D vitaminini içerikleriylegüçlü ve sağlam bir kemik yapısı oluşumunda ve sağlıklı diş gelişimindeönemli rol oynar. Ayrıca süt ürünleri içerisinde bulunan kalsiyum kas ve sinir sisteminin düzgün çalışması için de gereklidir. Okul çağı çocuklarının her gün minimum:

  1. 2 su bardağı süt veya yoğurt,
  2. 1-2 dilim peynir tüketmesi günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar.

 

  1. Kuruyemişler günlük menüsünde muhakkak bulunmalı:

Kuruyemişler, mükemmel bir protein, lif, yağ, vitamin, mineral ve antioksidan kaynağıdır ve vücudumuzda pek çok sistem üzerinde önemli pozitif etki gösterir. Özellikle büyüme ve gelişme dönemindeki okul çağı çocuklarının kuruyemiş tüketmeleri çok daha önemlidir. Bu yüzden günlük beslenmelerinde; fındık, ceviz, badem, antepfıstığı, yerfıstığı gibi doymamış yağ asitlerini bolca bulunduran kuruyemişlere yer verilmelidir. Ülke olarak ne yazık ki kuruyemişleri abur cubur olarak tüketme alışkanlığımızın oldukça fazla olduğunun farkına varmalı, kuruyemişleri sağlığımıza yardımcı besinler olarak porsiyon kontrollü bir şekilde tüketmeyi öğrenmeliyiz. Porsiyon kontrollü tüketildiği müddetçe sağlığımız için bir şifa ürünü olarak kalmaya devam edecek kuruyemişleri temin ederken dikkat edilecek bir diğer unsur çiğ olmalıdırlar. Kuruyemişler kavrulurken içerisinde bulunan yağların trans yağa dönüşme ihtimali vardır. Bu yüzden bu yemişleri çiğ olarak tüketmeleri çok daha faydalı olacaktır. İlave olarak kuruyemişler yüksek düzeyde alerjik maddelerdir, dolayısıyla çocuklarımıza tükettirirken bu tip reaksiyonları göz önünde bulundurarak kontrollü porsiyonlama sağlanmalıdır.

 

OKUL DIŞINDA VE EVDE ALINABİLECEK ÖNLEMLER

 

 

  • Asla yeme düzeni için zorlayıcı olmayın ve çocuğu listelere mahkûm etmeyin. Yavaş yavaş ve kademeli olarak alışkanlıklarını değiştirmeye çalışın.
     
  • Sağlıklı yemekleri birlikte yapmaya çalışın. İçinde emeğinin bulunduğu bir besini daha kolay ve severek yiyecektir.
     
  • Hazır yemek restoranlarında hamburger gibi fast food besinler tercih ediliyorsa, yanında patates, kola yerine ayran ve salata isteyin.

 

  • Hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine meyve tatlıları veya sütlü tatlıları tercih etmesine özen gösterin.
     
  • Çocuğunuzu diğer çocuklarla kıyaslamayın, onun ihtiyacı kadar olan, yiyebileceği porsiyon miktarlarını ayarlayın. Unutmayın her çocuk kendine özel bir bedene ve ihtiyaçlara sahip.

 

  • Evde belirli saatlerde ayarlanmış sofra düzeni olmalı ve bu saatlere ev içerisindeki herkes uymalılar.

 

  • Eve cips, çikolata, asitli içecekler, hazır meyve suları gibi besinleri almayın. Çocuğunuzu bu tip gıdalarla ev ortamında karşılaştırmayın. Israr ederse onunla oturup bu tip besinlerin bünyesine nasıl zarar verdiğini uygun bir dille anlatın ama sakın korkutmayın.

 

  • Ev yapımı bal, pekmez gibi doğal şekerle ile tatlandırılmış, tam tahıllı unlar ile hazırlanmış sağlıklı atıştırmalıklarla beraber ara öğün yapma alışkanlıkları edindirin. Paket gıdalardan uzak tutmaya çalışın.

 

  • Okulda neler yediğini öğrenmeye çalışın, günlük besin ihtiyaçlarının doğru karşılandığından, besin örüntülerinin tamamladığından, sağlıklı beden ve ruh gelişimi açısından emin olun.

Tüm çocuklarımıza; iyi dersler, sağlık dolu yemekler ve başarı dolu bir eğitim-öğretim yılı dileriz.

 

 

Diyetisyen Gülin KANAT ÇOLAK

Diyet Kapımda Bursa

Bu yazıya henüz hiç yorum yapılmamış!

Yorum Yap