• 2 ay önce
  • 85 Okunma
  • 0 Yorum

Tuz Tüketimi ve Sağlık Üzerine Etkileri

Sofra tuzunun asıl adı sodyum klorürdür. Sodyum besinlerde doğal olarak bulunan bir mineraldir. Yetişkinler için minimum sodyum gereksinimi günde 500 mg’dır. Bu miktar yaklaşık ¼ tatlı kaşığı tuzdur. Maksimum tuz alımı ise günlük 6 g (2.4 g sodyum) olarak belirlenmiştir.

Tuz vücutta sıvı dengesinin ve dolayısıyla kan basıncının düzenlenmesinde, asit-baz dengesinin sağlanmasında ve sinir-kas sisteminde uyarıların iletilmesinde önemli görevlere sahiptir.

Ayrıca gıdalardaki nem miktarını büyük oranda düşürerek gıdaların bozulmasına neden olabilecek bakterilerin üremesini kontrol altında tutar. Bu özelliğinden dolayı çeşitli gıdaların saklanmasında koruyucu olarak kullanılabilir. Ancak her şeyde olduğu gibi tuzun da aşırı tüketiminden kaçınmak gerekir.

Aşırı tuz tüketimi değiştirilebilir bir sağlıksız beslenme uygulamasıdır ve birçok kronik hastalığın temelinde yer almaktadır. Bunların başında hipertansiyon yani yüksek kan basıncı gelir. Yüksek kan basıncı, kalp-damar hastalıklarının en önemli risk faktörüdür ve dünyadaki tüm ölümlerin %13’nden sorumludur. Kan basıncı seviyesinin en önemli belirleyicisi ise diyetle alınan sodyum yani tuz miktarıdır. Yüksek sodyum (günde 2 gram’dan fazla) ya da tuz (günde 5 gram’dan fazla) tüketimi; yüksek kan basıncı, artmış kalp hastalıkları ve inme riski oluşturur.

Yetişkinlerde günlük tuz tüketiminin azaltılması, kan basıncını düşürmeye yardımcı olur; kalp-damar hastalıkları, inme ve kalp krizi risklerini azaltır. Diyetteki tuz miktarının günde 1 gram azaltılması felçleri %5, kalp krizlerini %3; günde 9 gram azaltılması ise felçleri %34, kalp krizlerini %24 azaltacaktır.

Ayrıca aşırı tuz tüketiminin mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıklarının gelişimiyle de yakından ilişkili olduğu belirlenmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) diyetle günlük tuz alımının 5-6 gram kadar olması gerektiğini belirtmektedir. Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği'nin 2008 yılında gerçekleştirdiği SALTURK-1 çalışması Türkiye'de yetişkinlerin günlük tuz tüketiminin 18 gram olduğunu, 2012 yılında tekrarlanan SALTURK-2 çalışması ise günlük tüketimin bir miktar azalarak 15 grama düştüğünü göstermiştir. Ancak bu rakam günde toplam 5 -6 gram olarak belirtilen tuz önerisinin yine de tam üç katıdır.

 Peki tuz tüketimimizi nasıl azaltabiliriz?

Et suyu, salamura, turşu, ketçap, hardal, zeytin, soya sosu,  kürlenmiş ve tütsülenmiş yiyeceklerin tuz içeriği yüksektir. Bu besinlerden uzak durmalı ya da çok nadir tüketmeliyiz.

Lezzetine bakmadan yiyeceklerinize tuz eklememeliyiz. Sofrada tuzluk kullanmamakla tuz alımı %15 azaltılabilir.

Tuz yerine baharat, maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi aroma sağlayıcıları tercih edebilirsiniz.

Sodyum içeren besinlerin etiket bilgilerine bakarak bir porsiyonundaki sodyum miktarını kontrol edebilirsiniz.  Bir besinin etiketinde Na, tuz, soda veya sodyum şeklinde yazılmış bir bileşik varsa sodyum olduğu anlaşıl­malıdır.

Yaptığınız yemeklerde kullandığınız tuz miktarını yavaş yavaş azaltın, ağız tadınız zamanla az tuza alışacaktır. 

Unutmayalım ki damak tadımız için önemli olan tuzun azaltılması uzun vadede sağlığımız için büyük katkılar sağlayacaktır.

                                   

                                                                                                                    Diyet Kapımda İzmir

                                                                                              Stj. Dyt. Sevdanur SAĞSÖZ

 

 

 

Bu yazıya henüz hiç yorum yapılmamış!

Yorum Yap