• 1 yıl önce
  • 4217 Okunma
  • 0 Yorum

Yo Yo Sendromu

Yo-Yo Ben Artık Yokum!

 

Duyduğu ya da okuduğu diyetleri kendi bedenine uygun olup olmadığını araştırmadan deneyenler, sürekli kilo alıp verme döngüsü içinde yaşayanlar bu soru sizlere; Yo-yo oyuncağını bilir misiniz?

 

İpin bir ucundan tuttuğunuz oyuncak bir aşağı bir yukarı hareket eder. İşte tartıdaki rakamların bir artıp bir azalması durumu da bu oyuncağın adıyla nitelendirilmiş. Tartıdaki bu değişiklikler diyet olmayan fakat adına diyet denilen programlarla oluyorsa dikkat Yo-Yo Sendromu!

 

Yo-Yo sendromunu ayrıntılarıyla ele alacak olursak;

 

Amacı sadece ağırlık kaybı olan, bireye özgü olmayan, sağlıklı beslenme davranışının yanından bile geçmeyen ve hızlı kilo verdiren uygulamalar sonucu çok kısa sürede vücut ağırlığı kaybı yaşanır. Bu size kısa süreli bir mutluluk verse de kaybedilen vücut ağırlığının aynısının veya daha fazlasının tekrar kazanılması kaçınılmaz bir gerçektir. Yanlış uygulamalar sonucu kaybettiğiniz vücut ağırlığını tekrar kazandığınızda yeniden kilo vermeye çalışırsınız ve bu döngü tekrar başlar. Yo-Yo sendromu ise sizi çoktan ele geçirmiş olur. Bu durumun en olumsuz yanı Yo-Yo sendromu yaşadığınızın farkında olmadan bunu diyet programlarının kaçınılmaz sonu olarak düşünmenizdir.

 

Bir kişinin Yo-Yo sendromlu olması için hayatı boyunca en az iki kez zayıflama diyeti yapmış olması ve her seferinde kaybettiği vücut ağırlığını veya daha fazlasını tekrar almış olması gerekir.

 

Yo-Yo sendromuna neler neden olur?

  • Aşırı yemek yeme ataklarının belli aralıklarla tekrarlanması
  • Sürekli hızlı kilo vermek amacıyla şok diyetler uygulamak
  • Kendi sosyal yaşamına uymayan diyetleri devam ettirmeye çalışmak
  • Egzersizi sadece diyet süresince yapmak ve diyet bitiminde tamamen bırakmak
  • Bilinçsiz diüretik/laksatif/zayıflama hapı kullanmak
  • Psikolojik duygu durum değişiklikleri
  • Sık aralıklarla diyet uygulamak düşük kalorili diyet sonrasında oluşan yeme atakları Yo-Yo sendromuna yol açan nedenler arasındadır.

 

Vücudumuzu aç bıraktığımızda ya da yediklerimizi olması gerekenden daha fazla kısıtladığımızda vücudumuz yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan enerjiyi azaltmaya çalışır ve kendini korumaya alır. Buna metabolik hız denir. Metabolik hızınız ne kadar azalırsa gelecek dönemlerde ağırlık kaybınız o kadar zorlaşacaktır. Bu nedenle hızlı kilo verdiren şok diyetler olarak tabir edilen sözde diyetler oldukça sakıncalıdır. Metabolizma hızınızı düşürmekle kalmaz sağlığınızla ilgili çeşitli problemlere neden olabilir.

 

Yo-Yo sendromunda vücudumuzda meydana gelen değişiklere değinelim biraz da.

• Açlığa veya yoksunluğa alışan vücut, bu düzenden çıkıldığında tekrar aç kalma korkusuyla tükettiğiniz her şeyi depoluyor ve yağlanma kısa süre içinde artıyor.

• Kısa sürede kaybedilen yüksek ağırlıklar kas kaybına neden olduğu için vücutta deformasyon oluşuyor.

• Kan şekeri dengesizliklerine bağlı duygusal krizler ve yeme atakları meydana geliyor.

• İlaçla zayıflamanın tercih edildiği uygulamalarda; böbrek fonksiyonlarında bozulma, kalp ritim bozuklukları, yüksek kan basıncı gibi sağlık problemleri oluşuyor.

 

Yo-Yo Sendromuna dikkat edilmezse Kardiyovasküler hastalıkların ve Tip 2 diyabetin gelişme riski artar. Yapılan bir çalışmada, katılımcılar 28 günlük vücut ağırlığı kaybının ardından tekrar kilo aldıklarında, çoğunlukla karın bölgesinde yağlanma artışı olduğu görülmüş. Karın bölgesindeki yağlanmanın, diğer bölgelere kıyasla diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların riskini artırma oranı daha yüksektir. Bu nedenle herhangi bir metabolik rahatsızlığınız varsa her zaman için kontrollü diyet yapmaya özen göstermeniz, sağlığınız ve sahip olduğunuz metabolik hastalığın seyri açısından oldukça önemli.

 

Peki bu Yo-Yo sendromundan kurtulmanın yolları yok mu? Tabi ki var siz yeter ki bu durumu sonlandırmak isteyin. Şimdi derin bir nefes alın ve aşağıdaki adımları tek tek benimseyin.

 

1-Diyetin yaşam tarzında yapılan bir değişiklik olduğunu benimsemeli ve hayatınız boyunca bu düzenin devam etmesi gerektiğinin bilincin de olmalısınız.

 

2-Yaşam tarzınızı sürdürülebilir sağlıklı beslenme ile uyumlu olacak şekilde planlamalı ve değiştirmelisiniz.

 

3-Tek yönlü beslenmenin doğru olmadığının, asıl önemli olanın yeterli ve dengeli tüketim olduğunun farkına varmalısınız.

 

4-Mucizevi bir şekilde sonuç alabilmek için yanlış uygulamalardan uzaklaşmalı, bunun sonuçlarının sağlığınıza zarar vereceğini bilmeli ve sağlığınız için doğru olana odaklanmalısınız.

 

5-Spor yapmak sağlıklı ağırlık kaybına destek olur. Sporu sadece kilo verme döneminde yapmaktan vazgeçin. Severek yaptığınız bir spor dalına yönelin ve sporu hayatınızın bir parçası haline getirin. Böylece hem hobi edinmiş olacaksınız hem de sağlığınızı koruyacaksınız.

 

6- Su tüketiminize dikkat etmelisiniz. Yeterince su almadığınızda vücudunuz strese girer. Sağlıklı ağırlık kaybını desteklemenin ve vücudunuzu zararlı maddelerden arındırmanın önemli yollarından biri de yeterince su tüketmektir.

 

7-Bu yolda en önemli adım diyetisyeninize güvenmenizdir. Yo-Yo sendromunda en sık karşılaşılan problem zayıflamanın sadece aç kalarak gerçekleşebileceğine inanılmasıdır. Diyetisyeniniz sizin için ideal olan beslenme programını planlayacak ve size yol gösterecektir. Doyduğunuz zaman zayıflayamayacağınızı düşünmekten vazgeçin.

 

8-Obez bireylerde yapılan araştırmalarda vücut ağırlığındaki %10 azalmanın kalp hastalıkları, diyabet ve kanser gibi hastalıkların gelişme riskini azalttığı görülmüştür. Fakat sürekli olarak kilo alıp verme döngüsü içinde olmak vücuda faydadan çok zarar vermektedir. Bu nedenle asıl önemli olan ağırlık kaybını koruyabilmektir.

 

Sonuç olarak bireye özgü olmayan, sürekli aç hissettiğiniz yanlış diyetleri uygulamayı bırakmalısınız. Diyetisyeninizle birlikte vücudunuzun gereksinimlerine uygun, her besin grubundan yeterli ve dengeli olacak şekilde bir beslenme planı oluşturmalı ve bunu yaşam tarzınıza dahil etmelisiniz. Ruhunuzu ve bedeninizi doyurmaktan korkmayın, kendinizi sevin.

 

Unutmayın sağlığınız en değerli hazinenizdir. Onu koruyun ve geliştirin.

Diyetisyen Ezgi Su Yıldırım

Bu yazıya henüz hiç yorum yapılmamış!

Yorum Yap